BİLİM VE TEKNOLOJİ HAFTASI


6/3/2009<>19:21

Güneş enerjisiyle 3 gün havada kalan insansız uçak

Picture_9

İnsansız İngiliz uçak, güneş enerjisiyle 3 gün boyunca uçarak resmi olmayan bir rekor kırmış.

Haberin kaynağı

Gelecekte uçakların, özellikle gündüz uçuş yapan uçakların, güneş enerjisinden faydalanmamaları için hiçbir neden yok. Bulutların üzerinde olduklarına ve yerden çok daha net bir ışık aldıklarına göre, oldukça ağır ve çok yakıt harcayan bu uçakların en azından bir kısım enerjisi bu şekilde sağlanabilir.

Fakat bu tip bir gelişmeyi görmemiz için en azından önümüzde 10 yıl var demektir çünkü biliyoruz ki bir uçak yapımı yıllarca sürebiliyor. Teknolojinin uçaklar için geliştirilmesi ve ticarileşmesi için daha zaman var gibi görünüyor.

Fosil yakıtların hayatımıza etkisini hepimiz bildiğine göre, umarım en kısa zamanda hayata geçer diyelim.

 

BİLİM VE TEKNOLOJİ HAFTASI (8 - 14 Mart)

 

Bilim ve Teknoloji Haftası (TTK. nun 66 sayılı, 30.4.1998 tarihli kararıyla eklenen hafta)

TDK sözlüğünde bilim şöyle tanımlanıyor:
Bilim “Evrenin ya da olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi.”

“Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.”
“Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir ereğe yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.”

Bilim ile uğraşan bir kişinin bu tanımları yeterli bulmayacağını söylemeye gerek yoktur. Bu nedenle, bilimin eksiksiz bir tanımını yapmaya kalkışmak yerine, onu açıklamaya çalışmak daha doğru olacaktır.
İnsan doğaya egemen olmak ister!
Derler ki insanoğlu var oluşundan beri doğayı bilmek, doğaya egemen olmak istemiştir. Bu nedenle, insan var oluşundan beri doğayla savaşmaktadır. Son zamanlarda, bu görüşün tersi ortaya atılmıştır: İnsan doğayla barış içinde yaşama çabası içindedir. Bence bu iki görüş birbirlerine denktir. Bazı politikacıların dediği gibi, sürekli barış için, sürekli savaşa hazır olmak gerekir.
Gök gürlemesi, şimşek çakması, ayın ya da güneşin tutulması, hastalıklar, afetler, vb. doğa olayları bazen onun merakını çekmiş, bazen onu korkutmuştur.

Öte yandan, bu olgu, insanı, doğadan korkusunu yenmeye ve merakını gidermeye zorlamıştır. Korkuyu yenebilmenin ya da merakı gidermenin tek yolunun, onu yaratan doğa olayını bilmek ve ona egemen olmak olduğunu, insan, önünde sonunda anlamıştır. Peki, insanoğlunun doğayla giriştiği amansız savaşın tek nedeni bu mudur? Başka bir deyişle, bilimi yaratan güdü, insanoğlunun gereksinimleri midir?

Elbette korku ve merakın yanında başka nedenler de vardır. İnsanın (toplumun) egemen olma isteği, beğenilme isteği, daha rahat yaşama isteği, üstün olma isteği vb. nedenler bilgi üretimini sağlayan başka etmenler arasında sayılabilir. İnsanın korkusu, merakı ve istekleri hiç bitmeden sürüp gidecektir. Öyleyse, insanın doğayla savaşı (barışma çabası) ve dolayısıyla bilgi üretimi de durmaksızın sürecektir.
Bilim neyle uğraşır?

Bilimin asıl uğraşı alanı doğa olaylarıdır. Burada doğa olaylarını en genel kapsamıyla algılıyoruz. Yalnızca fiziksel olguları değil, sosyolojik, psikolojik, ekonomik, kültürel vb. bilgi alanlarının hepsi doğa olaylarıdır. Özetle, insanla ve çevresiyle ilgili olan her olgu bir doğa olayıdır. İnsanoğlu, bu olguları bilmek ve kendi yararına yönlendirmek için var oluşundan beri tükenmez bir tutkuyla ve sabırla uğraşmaktadır.

Başka canlıların yapamadığını varsaydığımız bu işi, insanoğlu aklıyla yapmaktadır.

Bilimin gücü
Bilim, yüzyıllar süren bilimsel bilgi üretme sürecinde kendi niteliğini, geleneklerini ve standartlarını koymuştur. Bu süreçte, çağdaş bilimin dört önemli niteliği oluşmuştur:
Çeşitlilik, süreklilik, yenilik ve ayıklanma.

Çeşitlilik
Bilimsel çalışma hiç kimsenin tekelinde değildir, hiç kimsenin iznine bağlı değildir. Bilim herkese açıktır. İsteyen her kişi ya da kurum bilimsel çalışma yapabilir. Dil, din, ırk, ülke tanımaz. Böyle olduğu için, ilgilendiği konular çeşitlidir; bu konulara sınır konulamaz. Hatta bu konular sayılamaz, sınıflandırılamaz.

Süreklilik
Bilimsel bilgi üretme süreci hiçbir zaman durmaz. Krallar, imparatorlar ve hatta dinler yasaklamış olsalar bile, bilgi üretimi hiç durmamıştır; bundan sonra da durmayacaktır.

Bir evrim süreci içinde her gün yeni bilimsel bilgiler, yeni bilim alanları ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, bilime, herhangi bir anda tekniğin verdiği en iyi imkânlarla gözlenebilen, denenebilen ya da var olan bilgilere dayalı olarak usavurma kurallarıyla geçerliği kanıtlanan yeni bilgiler eklenir.

Ayıklanma
Bilimsel bilginin geçerliği ve kesinliği her an, isteyen herkes tarafından denetlenebilir. Bu denetim sürecinde, yanlış olduğu anlaşılan bilgiler kendiliğinden ayıklanır; yerine yenisi konulur.

Bu noktada şu soru akla gelecektir. Sürekli yenilenme ve ayıklanma süreci içinde olan bilimsel bilginin doğruluğu, evrenselliği savunulabilir mi? Bu sorunun yanıtını verebilmek için, bilimsel bilginin nasıl üretildiğine bakmamız gerekecektir. Sanıldığının aksine, bilimsel bilgi üretme yolları çok sayıda değildir; yalnızca iki yöntem vardır. Bu yöntemler başka bir yazının konusu olacaktır.


Pizza Nasıl Yapılır? Mantarlı Pizza


26/2/2009<>15:40

Pizza Nasıl Yapılır? Mantarlı Pizza

Malzemeler:
400 gr. Mantar
4 Adet Domates
1 Adet Soğan
3 Yemek Kaşığı Zeytinyağı
3 Adet Sivri Biber 'çarli, yeşil, kırmızı'
250 gr. Kaşar Peyniri
2 Diş Sarımsak
1 Çay Kaşığı Karabiber
1 Çay Kaşığı Pul Biber
1 Tatlı Kaşığı Tuz

Hamur Malzemeleri:
5 Su Bardağı Un
5 Yemek Kaşığı Zeytinyağı
1.5 Su Bardağı Ilık Su
1 Tatlı Kaşığı ' tepeli ' Aktif Kuru Maya
1 Tatlı Kaşığı ' tepeli ' Tuz
1 Tatlı Kaşığı Toz Şeker

Ön Söz:
Bu mantarlı pizza'yı fazlaca ısrarından dolayı kıramadığım Azerbaycanlı " saff " kardeşim için hazırladım, dilerim memnun kalır.

Ön Hazırlık:
Domateslerin kabukları soyulacak, küp doğranacak.
Biberler ortadan ikiye bölünecek, çekirdekleri temizlenecek. Şeritler halinde dilimlenecek, kare doğranacak. Sarımsaklar ince kıyılacak. Soğan soyulacak, yarım ay doğranacak. Mantarlar yıkanmayacak, silinecek. Veya fırça ile temizlenecek. Mantarlar en son domatesler sotelenirken ince ince kıyılacak. Kaşar peyniri rendelenecek.

Ilık su, şeker, maya karıştırılmış ve 10 Dakika dinlenmiş


Un, maya yoğurma kabına alınmış, tuz ve zeytinyağı ilave edilmiş



Hamur yoğurulmuş, tek beze yapılmış ve kap streç ile kapatılmış


Hamur dinlendirilmiş iki katına çıkmış, yani mayalanmış


Hamur'un Hazırlanması:
Bir kase içerisine 1.5 Su bardağı ılık su, şeker ve
aktif kuru maya konulacak, karıştırılacak. Karışım 10 Dakika dinlendirilecek. Hamur yoğurma kabı içerisine 5 Su bardağı un elenerek konulacak. Un orta yerinden havuz gibi açılacak. 1 Tatlı kaşığı tuz havuzun kenarlarına serpilecek. Kase içerisinde ki maya havuzun içerisine boşaltılacak. Üzerine 5 Yemek kaşığı zeytinyağı ilave edilecek. Hamur yoğurma yöntemlerine uygun olarak pürüzsüz bir hamur yoğurulacak. Yoğurulan hamur top yapılacak. Hamur yoğurma kabı iç yüzeyi zeytinyağı ile yağlanacak. Top hamur yüzeyi de yağlanack ve yoğurma kabı içerisine konulacak. Yoğurma kabı streçle kapatılacak ve ılık bir yere kaldırılacak. Hamur iki katına ulaştığı vakit, gazı alınacak ve tek beze yapılarak kap streçle kapatılacak dinlenmeye alınacak.

Pizza üst malzemeleri


Zeytinyağı ile soğan, sarımsak kavurulmuş


Biberler ilave edilmiş


Domatesler ve tuz ilave edilmiş


Domatesler kavurulmuş


Mantarlar, karabiber ve pul biber ilave edilmiş


Pizza üst malzemesi hazır, soğumaya bırakılmış

Pizza Üst Malzemelerinin Hazırlanması:
Tava içerisine 3 Yemek kaşığı zeytinyağı konulacak, ısıtılacak. Üzerine soğanlar ve sarımsaklar ilave edilecek, kavurulacak. Üzerine biberler ilave edilecek, kavurulacak. Domatesler ve tuz ilave edilecek, domateslerin diriliği gidinceye kadar kavurulacak. Üzerine
mantarlar, karabiber, pul biber ilave edilecek ve malzemeler bir güzel karıştırılacak. Mantarın bıraktığı su buhar olup uçuncaya kadar malzemeler normal ocak ısısında sotelenecek. Malzemeler suyunu çektikten sonra tava ocaktan alınacak ve malzemeler soğutulacak.

Pizza hamuru tepsi içerisine yayılmış


Pizza üst malzemeleri, hamur üzerine yayılmış


Pizza peynir rendesi ilavesi ile pişmiş ve servise hazır

Maharetini Göster:
Hamur üç eşit parçaya bölünecek, 3 Beze yapılacak. 30 cm. çapında fırın tepsisi zeytinyağı ile yağlanacak, eller yağlanacak. Tek beze tepsi içerisine konulacak ve üsten avuç içerisi ile bastırılacak. Yassılan hamurun orta yerinden tepsi kenarına doğru hamur el ile açılarak, yayılacak. Hamur tepsiye iyice yayıldıktan sonra tepsi kenarında 1-1.5 cm. genişlikte bir hamur yükseltisi oluşturulacak. Yani hamur tepsi içinde havuz şeklinde ortaları ince, kenarları kalın olacak. Soğuk pizza üst malzemeleri hamurun kenarında 1-1.5 cm. boşluk verilerek yüzeye eşit şekilde yayılacak. Tepsi 30 Dakika dinlendirilecek ve önceden 200 dereceye ısıtılmış fırının orta rafına sürülecek. 25
Dakika süre bitiminde pizza kontrol edilecek, hamurun alt ve üst yüzeyleri kızarmış ise pizzanın üzerine peynirler yayılacak, tepsi fırına sürülecek. Peynirler eriyinceye kadar tepsi fırın içerisinde kalacak. Sonrası malum.

Not:
Bu hamur malzemelerinden 930 gr. hamur elde edilir. Kendim orta kalınlıkta pizza yaptım ve 30 cm. lik tepsi kullandım. Pizzanın ölçülerini tercihinize göre yapacağınızdan ona göre tepsi ölçüsü kullanmalısınız. Pizzanın büyük veya küçük oluşuna göre, pizzanın pişirilme süresi değişebilir. Pizza hamurunu tek seferde kullanmanıza gerek yok, hamuru ihtiyacınıza göre beze yaparak
derin dondurucuda 1 Ay süre ile ambalajı içerisinde dondurabilirsiniz.
'Kolay Gelsin'
www.klasiktatlar.blogspot.com
yok yorum :: link

{ Sayfa 1 of 3 }
<- : : Sonraki Sayfa ->

Saç maskeleri


26/2/2009<>15:38

Saç maskeleri

Zeytinyağlı saç maskesi: 5 çorba kaşığı zeytinyağını 2 adet yumurta ile karıştırın ve saçınıza iyice yedirin. Ardından başınıza plastik bir bone takarak 15 dk bekleyin. Sonra temiz su ile durulayın.

Ballı ve zeytinyağlı saç maskesi:
2 çorba kaşığı balı 3 çorba kaşığı zeytinyağı ile karıştırın ve saçınıza uygulayın. Başınıza plastik bir bone takın. 15 dk sonra şampuanlayarak yıkayın.

Sirkeli saç maskesi: Saçlarınızı şampuanladıktan sonra 1 fincan limon suyu ya da sirkeyi saçınıza masajla sürün ve suyla durulayın. Ardından her zaman ki saç kreminizi kullanın ve su ile durulayın. Saçınızdaki tüm kirler çıkacak ve ışıl ışıl parıldayacak. Yeniden denemek isterseniz iki hafta beklemelisiniz.

Çemenotlu saç maskesi: Çemenotu tanelerini öğüterek, bir gece suda bekletin. Ertesi gün kafa derinize bu karışımla masaj yapın ve 15-20 dk bekleyin. Yumuşak formüllü bir şampuanla saçınızı durulayın. Bütün saç tipleri için ideal bir maskedir. Kepeğe, kelliğe, kırık saçlara iyi gelir ve saç tellerini kalınlaştırır.

Yumuşak ve parlak saçlar için durulama suyu: Aşağıdaki bitkilerden 1 çorba kaşığı alarak kaynar suyun içine atın ve yarım saat bekleyin. Ardından bir fincanın 1/4′ü kadar elma sirkesiyle iyice karıştırın. Saçınızı şampuanlayın. Daha sonra karışımı defalarca saçınıza dökün.

Genel saç bakımı için bitkiler : Biberiye yaprakları, ısırgan otu, dul avrat otu kökü, yabani çiçekler
Kuru saçlar için : Papatya yaprağı, kara kafes otu, ısırgan otu, yabani çiçekler
Yağlı saçlar için : Limon kabuğu, nane, hint limonu

Işıl ışıl parıldayan saçlara sahip olmak için: 1 adet taze portakalın suyunu, 1 çorba kaşığı bal ve 5-7 damla sandal ağacı yağı ile karıştırın ve bunu şampuan sonrası durulama için kullanın.
2 yumurtayı 1 çorba kaşığı sütün içinde çırpın ve saçınıza uygulayın. 5-7 dk sonra saçınızı durulayın.
2 çorba kaşığı elma sirkesini suya katın ve bu suyla saçınızı durulayın.

Yıpranmış saçları onarmak için:
Olgunlaşmış bir muzu ezerek püre haline getirdikten sonra içine birkaç damla badem yağı damlatın ve masaj yaparak saçınıza yedirin. 15 dk bekledikten maden suyu ile durulayın. Ardından şampuanlayıp, saç kremiyle yıkayın.

Kuru saçlar için: 1 çorba kaşığı balı yarım fincan dolusu süt kremasının içine katarak karıştırın ve bu karışımla kafa derinize masaj yapın. 15 dk bekledikten sonra yumuşak formüllü bir şampuanla yıkayın.
1 muzu, 1 yumurtayı, 1/4 fincan balı, 3 çorba kaşığı sütü ve 5 çorba kaşığı zeytinyağını karıştırın. Masaj yaparak kafa derinize yedirin ve 15 dk bekleyin. Ardından yumuşak bir şampuanla yıkayın.
Çinko ve yağlı asitler (balkabağı çekirdeği, fındık, bitkisel yağlar) kuru saçlar için iyidir. Bu yüzden mümkün olduğunca çinko içeren besinler tüketin.

Saç dökülmesi için: Bektaşi üzümüyle (Amla) kafa derinizi düzenli olarak ovun. Mucizevi sonuçlar alabilirsiniz.
Protein açısından zengin yiyecekler tüketmek (yeşil lifli sebzeler, havuç, mango, kuru kayısı, tüm tahıllar, brüksel lahanası, mercimek) saç dökülmesi için en iyi tedavidir.

Kırık saçlar tedavi etmek için:
Haftada iki kez saçlarınızı hindistan cevizi yağıyla karıştırılmış yeşil limon suyuyla (taze sıkılmış) yağlayın.

Kıvırcık saçlar için: 1 çorba kaşığı balı 1 lt suya karıştırın ve bu karışımı her şampuanlamadan sonra durulama suyu olarak kullanın.

yok yorum :: link

{ Sayfa 1 of 3 }
<- : : Sonraki Sayfa ->

Hepatit Nedir ?


26/2/2009<>15:32

Hepatit Nedir ?

Hepatit kelimesi,karaciğerin iltihaplanması anlamına gelmektedir.Bu durumun birçok nedeni olmakla birlikte,en sık karşılaşılan neden,bir virüsün yol açtığı infeksiyondur. Hepatite neden olan virüsler içinde ( A,B,C,D ve E ) muhtemelen en yaygını ve en kolay bulaşanı Hepatit A'dır.

Hepatit A ?

Virüs,vücuda genellikle kontamine olmuş su ya da besinlere girer. Hepatit A geçiren hasta,her dışkılama ile çok büyük miktarlarda hepatit A virüsü yayar ve bu durum,hastanın hastalığının farkında olmadığı dönem içinde geçerlidir. Tuvalete gittikten ya da bebeğin altını değiştirdikten sonra ellerin iyice yıkanmaması, kontamine su kaynaklarının kullanılması yada hastalığı geçiren biriyle yakın temas,hastalığın bulaşmasına neden olan faktörlerdir.

Hepatit A İle İnfekte Olduğunuzda Neler Olur ?

Hepatit A, " infeksiyöz sarılık " olarak da adlandırılmaktadır. Hepatit A infeksiyonunun en tipik belirtisi,gözler ve derinin sarılaşmasıdır.Hastalar kendilerini güçsüz ve yorgun hisseder,ağrı,ishal ve kusma görülebilir.Virüsün kurbanları haftalar boyunca işe ya da okula gidemez. Hastalığın ciddiyeti,hastanın yaşına bağlıdır.Yeni doğan bebeklerde genellikle hafif seyreder. Büyük bebekler ve çocuklarda daha ciddidir,erişkenlerde ise çok ciddi sonuçlara neden olabilir. Hepatit A oluştuktan sonra,vücut virüse karşı özel bir bağışıklık yanıtı geliştirir. Ancak diğer hepatit tiplerine örneğin hepatit B'ye karşı oluşan bağışıklık, hepatit A'ya karşı koruma sağlamaz.


Hepatit A İnfeksiyonunun Ciddi Sonuçları Nelerdir ?

Hepatit A her yaşta ciddi sonuçlar yaratabilir fakat özellikle 40 yaşın üzerindeki hastalar çok daha fazla olumsuz etkilenir. Örneğin bebekler ve 14 yaşın altındaki çocuklarda hepatit A'ya bağlı ölüm oranı binde birdir.Gençler ve 40 yaşın altındaki erişkenlerde bu oran binde dörttür.40 yaşın üzerindeki hastalarda ise,hastalığa bağlı ölüm oranı yüzde birin üzerindedir.

Hepatit A Siz ve Aileniz İçin Neden Büyük Önem Taşır ?

Bunun iki temel nedeni vardır. Birincisi,hijyen standartlarının yükselmesi ve eskiye oranla daha temiz su kaynakları kullanılması nedeniyle,bebeklerde Hepatit A ile giderek daha az karşılaşılmaktadır - fakat hastalığa yakalanan birey sayısı artmaktadır. İlk bakışta tuhaf görünen bu durum şöyle açıklanabilir ;Besinler ve suda daha az sayıda virüs bulunması nedeniyle,daha az sayıda bebek (bebekler, infeksiyonun daha hafif seyrettiği yaş grubunu oluşturmaktadır ) infekte olmaktadır.Bunun sonucu olarak,genç ve erişkin dönemde virüsle karşılaşarak hastaneye yatırılmayı gerektirebilecek kadar ciddi hastalığa yakalanma riski artmaktadır. Hepatit A konusunda bilgi sahibi olmanızı gerektiren ikinci neden,aslında sevindirici bir haber. İlk kez, hepatit A'ya karşı uzun süreli bağışıklık sağlayan bir aşı geliştirildi. Diğer birçok aşı gibi,hepatit A aşısı da vücudun bağışıklığını uyarmak ve oluşturmaya yönelik olarak hazırlanmıştır. Aşılanan kişilerde,hastalığa karşı,daha önce hepatit A geçirmiş kişiler kadar güçlü bir korunma sağlanmaktadır - fakat bu bağışıklık, herhangi bir hastalık belirtisiyle karşılaşmaksızın elde edilmektedir. Ve bir aşı uygulamasıyla,hepatit A'ya karşı uzun süreli ve etkili bir bağışıklık sağlanmaktadır.


Hepatit B ?

Hepatit B , hepatit B virüsünün (HBV) meydana getirdiği bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünyada en çok görülen enfeksiyon hastalıklarından biri olan hepatit B, bütün dünyadaki önde gelen dokuzuncu ölüm nedenidir.

Hepatit B, hafif ve belirti vermeyen bir enfeksiyondan, çok daha ağır karaciğer hastalıklarına ve bu arada sirozla primer hepatosellüler karsinomaya (karaciğer kanserine) kadar değişebilen çeşitli tablolara neden olabilir. Karaciğer kanseri, dünya da en yaygın kanserlerden biridir.

İltihap : Enfeksiyon etkenlerine veya tahriş edici maddelere tepki olarak bir dokuda iltihap hücrelerinin ve sitokinlerin toplanmasıdır.

Antijen : Vücuda giren ve bağışıklık sisteminin tanımadığı her türlü yabancı madde.

Antikor : Bağışıklık sistemi tarafından yapılan ve yabancı bir antijene bağlanıp onu nötürleşme amacı güden bir protein kompleksi.
Ne kadar insanda kronik hepatit B virüsü enfeksiyonu vardır?
En az 350 milyon insan bu hastalığın kronik taşıyıcısıdır. Coğrafi dağılım, dünyanın her tarafından çok değişik rakamlarla ifade edilmektedir.

Dünyada 2 milyardan fazla insanın hepatit B virüsü ile enfekte olduğu bilinmektedir, ama bunların hepsi kronik taşıyıcı değildir.

Hepatit B'nin coğrafi dağılımı Çin, Güneydoğu Asya ve Afrika gibi yerlerde çok yüksek; Güney Amerika , Batı Avrupa ve Avustralya gibi yerlerde düşüktür. Avrupa'da her yıl 900.000 - 1 milyon insan hepatit B virüsü ile enfekte olmaktadır. ABD'de her yıl 140.000-320.000 akut hepatit B enfeksiyonunun gerçekleştiği hesaplanmıştır. Bu enfeksiyonların çok büyük bir bölümü, kronik hastalığa neden olmadan kendiliğinden iyileşmektedir.

Asya ve Afrika'daki birçok ülkeye ait rakamlar bilinmemektedir ama söz konusu bölgelerdeki kronik taşıyıcı yaygınlığının yüksek olması, enfeksiyon oranının da yüksek olması gerektiğini göstermektedir.

Hepatit B Nasıl Bulaşır ?
Hepatit B, değişik yollardan bulaşabilir. İleri derecede yaygın olan bölgelerdeki bulaşma en çok, anneden çocuğa ve çocuktan çocuğa gerçekleşmektedir. Kan ve meni gibi vücut sıvılarının da, virüsü bulaştırabildiği bilinmektedir. (Kan alma veya cinsel yoldan bulaşma)

Asya Pasifik bölgesinde, hastaların çoğu virüsü doğum zamanı ya da doğum zamanına yakın bir zamanda edinir1 - hepatit B ile infekte olan 10 kişiden 9'u yetişkinliğe geçtiklerinde hala hepatit B ile infekte olacaklar.2

Dünyanın geri kalanında, hepatit B virüsünün, cinsel temas ya da kontamine kana maruz kalım yoluyla, adolesan ya da yetişkin dönemde edinilme olasılığı daha yüksektir.

Karaciğerin Biyolojik Fonksiyonları Nelerdir ?
Karaciğer yağların ve yağda emilen vitaminlerin emilimi; albumin ve pıhtılaşma faktörleri gibi proteinlerin yapılması açısından önemli bir organdır. Atık maddelerin detoksifikasyonundan da, yine karaciğer sorumludur. Karaciğer barsaklardan emilerek kana karışan besleyici maddelerin; proteinler ve diğer hücre elemanlarının sentezinden önce işlem gördüğü yerdir. Ayrıca karaciğer daha sonra kullanılmak üzere kan şekeri ve vitamin depolar, vücuttan atılması gereken zararlı maddeleri zararsız hale getirir (detoksifikasyon).

Hepatit B Virüsünün Karaciğerdeki Akıbeti Nedir ?
Hepatit B virüsü, karaciğer hücrelerine bağlanıp bunları enfekte ettikten sonra, kronik enfeksiyonun gelişmesiyle sonuçlanan, benzersiz bir mekanizma ile çoğalır. Dolaşıma, büyük miktarda virüs ve virüs proteinleri karışır.

Hepatit B Virüsü Nasıl Hastalık Yapar ?
Hepatit B virüsü karaciğer hücresi içerisine kendi genetik materyalini yerleştirerek, bu hücrelerin rutin çoğalma mekanizması ile üremelerini sağlar. İnsan vücut bağışıklık sistemi, virüsün genetik materyalini içeren kendi karaciğer hücrelerine saldırmak üzere harekete geçer. Yani virüs dolaylı yoldan karaciğere zarar verir. Bağışıklık sisteminin aralıksız saldırıları, karaciğer hücrelerinin hasar görmesiyle ve ölmesiyle sonuçlanır.

Hepatit B 'nin Doğal Seyri Nasıldır ?
Hepatit B enfeksiyonu, çeşitli şekillerde seyredebilir. Akut hepatit, genellikle kendiliğinden iyileşen, iyi huylu bir enfeksiyondur ama hastaların bir bölümünde kronik hepatit B yönünde ilerler. Kronik hepatit B, aralarında siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanserinin de olduğu daha ciddi durumlara neden olabilir.

Diğer Bilgiler
Bazı bireylerde virüs, akut hepatit enfeksiyonu sırasında tamamen ortadan kaybolabilir.
Kronik enfeksiyonu olan hastaların %25-40 kadarı sonunda, hepatit B virüsü ile bağlantılı bir hastalık nedeni ile ölmektedir.
Organ/doku nakledilenler veya HIV (AIDS virüsü) ile enfekte bireyler gibi bağışıklık sorunları olan insanlarda kronik enfeksiyon riski büyük ölçüde artar.
Karaciğer kanseri gelişen insanlarda bu genellikle, akut enfeksiyondan 30 -50 yıl sonra görülür.
Karaciğer kanseri vakalarının %75-90'ı, kronik hepatit B sonucudur.
Bir enfeksiyon hastalığı olan hepatit B, dünyadaki ölüm nedenleri listesinde dokuzuncu sırada bulunmaktadır. Dünyanın her yanında 2 milyardan fazla insan HBV (hepatit B virüsü) ile enfekte olmuştur ve bunların 350 milyon kadarı, hastalığın kronik taşıyıcısı konumundadır.
Hepatit B virüsü karaciğer hücrelerini, bağışıklık sisteminin enfekte (mikrop bulaşmış) karaciğer hücrelerine saldırmasını uyararak dolaylı yoldan tahrip eder. Ancak bağışıklık sistemi her zaman hepatit B virüs enfeksiyonunu tamamen ortadan kaldıramaz.
Başlangıçta hepatit B enfeksiyonunu izleyen belirtiler hafif ya da özel olmayabilir. Belirtiler görülürse ;öncelikle sarılık, iştahsızlık ve karın ağrısı şeklinde olabilir. Hepatit B virüs enfeksiyonu, değişik şekillerde ilerleyebilir. Akut hepatit B 4 hafta ile 6 ay arasında değişen bir süre devam ederken, kronik hepatit B'nin aktif şekline geçişi, 15-30 yıl gibi uzun bir süre olabilir.
Kandaki virüsün (vireminin) ortaya konulması ve sayılabilmesi açısından en güvenilir yöntem, hepatit B virüs DNA'sının izlenmesidir.
Hepatit B virüs enfeksiyonunun teşhisinde kullanılan bazı antijen ve antikor testleri vardır. Bunlar;

Kronik hepatit B virüs enfeksiyonunu işaret eden; Hepatit B yüzey antijeni testi (HBsAg )
Virüsün çoğalmakta olduğunu gösteren; Hepatit B e antijeni (HBeAg) veya HBV DNA testidir.


Hepatit C ?

Hepatit C, hepatitis C virüsünün (HCV) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. Viral hepatite neden olan beş farklı virüsten (A, B, C, D ve E olarak tanımlanır) biri olan hepatitis C, karaciğerde iltihaba neden olur. Enfekte kişinin kanı ya da cinsel ilişki yolu ile yayılır. Her yıl, HCV ile enfekte kişilerin % 85'inde kronik enfeksiyon geliştiği tahmin ediliyor; bununla birlikte, enfeksiyon bulunan birçok kişide belirti görülmez. Bazılarında ise bu enfeksiyon, siroza (karaciğer hücrelerinde hasar), karaciğer yetersizliğine ve olası karaciğer kanserine yol açabilir. Sağlıklı kalmanız için vücudunuzun uygun biçimde işlev gören bir karaciğere gereksinimi vardır. Karaciğer, enfeksiyonlarla mücadele etmeye ve kanamayı durdurmaya yardımcı olur; kanınızdaki ilaçların ve diğer zehirli maddelerin atılmasını sağlar ve aynı zamanda enerji depolar.

NASIL KORUNURSUNUZ? Üzerinde kan bulunabileceğinden iğne, diş fırçası, makas ya da benzeri araç ve gereci kimseyle paylaşmayın. Eldiven giymeden kimsenin kanına dokunmayın. Cinsel etkinliğiniz varsa, güvenli cinsel ilişki kurun ve prezervatif kullanın. Vücudunuza dövme yaptıracaksanız, kullanılan araç ve gerecin steril olmasına dikkat edin. Hepatit C virüsü taşıyorsanız, kan ya da plazma bağışlamayın. Hepatit C enfeksiyonunuz varsa fazla miktarda alkol kullanmayın.

ABD yönetimi, kan bankaları, hastaneler ve doktorlar kanalıyla hepatit C ile enfekte olduğu halde durumun farkında olmayan kişileri tanımlamaya ve açıklamaya çalışıyor. Günümüzde, bağışlanan kanda hepatit C taraması yapılabilen doğruluk oranı oldukça yüksek bir sistem geliştirildi. Ancak 1992 yılından önce binlerce Amerikalı'ya, karaciğere saldıran bir viral enfeksiyon olan hepatit C taşıma olasılığı bulunan kan nakledildi. Hastalık yavaş ilerlediğinden ve bazen 20 yıl boyunca belirti görülmediğinden, birçok kişi hepatit C ile enfekte olduğunun farkında bile değildir.

Hepatit C, ABD'de en sık görülen kanla bulaşan enfeksiyondur ve karaciğer nakline yol açan nedenler arasında birinci sırada yer alır. Tüm dünyada yaklaşık 170 milyon kişi (bu hastaların 4 milyonu ABD'dedir) bu virüs ile enfektedir. Önümüzdeki on yılda bu hastalık nedeniyle ölenlerin ve karaciğer nakli için bekleyenlerin sayısında dramatik bir artış beklendiğinden, toplumda öncelikli bir sağlık sorunu durumuna gelme olasılığı yüksektir.

Erken tanı, hepatit C'nin daha fazla yayılmasını önlemede ve virüsün karaciğerde yol açacağı hasarın azaltılmasında büyük önem taşır. Bir araştırma ekibi, hepatit C ile enfekte kişiler için maliyet-etkinlik açısından en uygun tedavi yolunu araştırıyor.

NE YAPMALI ?

Herhangi bir risk etmenine maruz kaldığınızı ("Kimlere hepatit C virüsü testi uygulanmalı") ya da sizde hepatit bulunduğunu düşünüyorsanız doktorunuza danışın. Doktorunuz, hepatit C enfeksiyonu ve karaciğerde hasar olup olmadığına karar vermek için kan incelemeleri yapabilir ve diğer testleri uygulayabilir: karaciğerinizin daha fazla hasar görmesinin nasıl önleneceği ve tedavi gereksiniminiz konusunda karar verir.

KİMLERE HEPATİT C VİRÜSÜ TESTİ UYGULANMALI ?

Temmuz 1992 tarihinden önce kan nakli ya da organ nakli yapılan kişiler, 1987 yılından önce pıhtılaşma sorunları nedeniyle kan ürünü verilenler ya da uzun süreli böbrek diyalizine bağlı olanlar,

Kronik böbrek yetersizliği, hemofili ya da kemoterapi gerektiren kanser vakaları gibi sık olarak kan ürünlerinin verildiği hastalar,

Sağlık hizmetlerinde çalışanlar,

Enjeksiyonla madde kullananlar, eskiden enjeksiyonla madde kullanmış olanlar,

Yüksek risk taşıyan cinsel etkinlikleri, birden çok eşi ve/ya da cinsel yolla bulaşan hastalığı olan kişiler.

yok yorum :: link

{ Sayfa 1 of 3 }
<- : : Sonraki Sayfa ->

Nikah İşlemleri


26/2/2009<>15:29

 Resmi işlemlere başlamadan önce nasıl bir düğün istediğinizin kesinleşmiş olması gerekir. Çünkü bu özel günde her etap birbirini aksamadan izlemelidir. Nikahın tarihi ve saati de düğün davetine bağlıdır. Nikahınızın davetin verileceği yerde mi, yoksa nikah salonunda mı kıyılacağı konusunda karar verin. Eğer nikah salonunda kıyılacaksa hangisi olacağını belirleyin. Çünkü nikahınız davetin verileceği yerde olacaksa başvuru sırasında yetkililere bu adresin de verilmesi gerekiyor. Böyle bir durumda ayrı bir ücret ödemeniz lazım. Ancak farklı bir işlem yaptırmanız istenmiyor.

Nikah yerini belirledikten sonra başvuru için gerekli evraklarınızı hazırlamaya başlayabilirsiniz. İstenilen evraklar aşağı yukarı aynı olsa da şehirlere göre farklılık gösterebiliyor. Örneğin İstanbul' da eşinizin ve sizin 6' şar adet renkli fotoğrafı, nüfus cüzdanlarının aslı ve fotokopileri, ikametgah belgeleri ve nüfus kayıt örnekleri tamamlanması gereken belgeler arasında. Ankara' da ise belediyeden eşiniz ve kendiniz için alacağınız beyannameleri doldurmanız ve 3' er adet renkli fotoğraf, nüfus cüzdan asılları ve fotokopileri, nüfus kayıt örnekleri, 2 adet posta pulu ve zarfı ile müracaat etmeniz gerekiyor. Son anda aksaklık olmaması için gerekli evrakları nikah tarihi alacağınız nikah salonundan öğrenmenizde fayda var. Bunun dışında nikah dairesinde size verilecek evlilik beyannamesini de doldurmanız gerekiyor.

  • Başvurunuzu hafta içi her gün, saat  08.30 ile 11.00 arası yapabilirsiniz. Eğer belirlediğiniz tarih ve saatte başka nikah yoksa, nikah işlemleriniz başvurur başvurmaz tamamlanıyor.

  • Eğer nikahınızı bağlı bulunduğunuz ilçe dışında bir nikah salonuna kıydırmak isterseniz, ilk önce kendi ilçenizin nikah salonuna başvurmanız ve oradan bir sevk kağıdı almanız gerekiyor. Daha sonra bu sevk kağıdı ve başvuru için gerekli evraklarla istediğiniz nikah salonuna başvurabilirsiniz.

YABANCI UYRUKLULARIN ilk önce bulundukları şehirdeki konsolosluklardan bekarlık belgelerini almaları, bunu valilikteki Vilayet Hukuk İşleri Bürosu'ndan onaylatıp 3 adet fotokopi çektirmeleri gerekiyor. Pasaportlarını yeminli tercüme bürosunda tercüme ettirip noterden onaylatılması ve bütün bu evraklarla başvurulması gerekiyor. Bunun dışında başvuru sırasında pasaportun aslının ve 2 adet fotokopisinin de bulunması koşulu var.

Resmi işlemler evlendikten sonra da sona ermiyor. Bir kısmını siz, bir kısmını da nikah dairesi gerçekleştiriyor. Nikah dairesi, bağlı olduğunuz nüfus dairelerine yeni medeni durumunuzu bildiriyor. Size de, evlilik cüzdanınızı yanınıza alarak nüfus cüzdanlarınızı yeniletmek kalıyor.

DÜĞÜNE HAZIRLIK TAKVİMİ :

Evet büyük gün kararlaştırıldı ve geri sayım başladı. Şimdi hiç telaşa kapılmadan not defterinizi elinize alın ve hazırlıklarınıza başlayın.

BEŞ AY ÖNCE :

  • Ailelerinizle beraber sade ve samimi bir düğün mü, yoksa görkemli bir tören mi isteyip istemediğinize karar verin.

  • Eğer düğün daveti verecekseniz, şeklini belirleyin. Nikahınız davetin verildiği salonda mı kıyılacak, yoksa evlendirme dairesinde kıyılacak nikahtan sonra mı davet vereceksiniz. Düğün daveti yemekli mi, yoksa açık büfe yada kokteyl şeklinde mi olacak? Bunlara karar verirken nikahın tarihini ve saatini de belirleyin. Saat belirlerken nikahın ve davetin şeklini unutmayın. Örneğin; düğün davetiniz öğleden sonra bir kokteyl şeklinde olacaksa, nikah saati sabah olmalıdır.

  • Davetli sayısının ve ayırdığınız bütçenin %20 aşılabileceğini öngörün.

  • Düğünü yapacağınız yeri belirleyin ve rezervasyonunuzu yaptırın.

  • Ve hazırlıkların en keyiflisinde sıra. Gelinlik seçimi. Gelinliğinize karar vermek için modellere şimdiden göz atmaya başlayın ki, siparişine 2 yada 3 ay ayırabilesiniz.

DÖRT AY ÖNCE :

  • Davetlilerin listesini hazırlayın

  • Vereceğiniz davet için birkaç organizasyon ve catering firmasıyla görüşün. Karşılaştırma yaparak isteklerinize ve bütçenize uygun firmayı belirleyin.

ÜÇ AY ÖNCE :

  • Davetiyelerinizin şeklini ve adedini belirleyin. Düğünden altı hafta önce elinizde olacak şekilde sipariş edin. Adedi belirlerken her aileye bir adet davetiye gideceğini unutmayın.

  • Damadın kostümünü belirleyin.

  • Eğer bir organizasyon şirketinden yardım almayacaksanız fotoğraf ve video çekimi yapan, araba kiralayan şirketlerle bağlantıya geçin.

  • Düğün davetiniz yemekli olacaksa mönünüzü belirleyin. Düğün pastanız daveti vereceğiniz yer tarafından hazırlanmıyorsa, siparişinizi verin.

  • Balayınızı ayarlayın ve rezervasyonunuzu yaptırın. Yurtdışına çıkacaksanız vizelerinizi ve pasaportlarınızı hazırlayın.

BİR AY ÖNCE :

  • Davetiyelerinizi dağıtmaya başlayın. Şehir dışındaki konuklarınıza öncelik tanıyın.

  • Konuk listenizi kontrol edin ve organizasyon şirketini gelecek konuk sayısından haberdar edin.

  • Şapka, eldiven, ayakkabı gibi aksesuarlarınızı satın alın. Düğün günü daha rahat etmek için ayakkabılarınızı bir gün önceden deneyin.

  • Duvağınızla birlikte kuaförünüze gidin ve saç modelinize karar verin.

  • Cilt bakımınızı yaptırın ve makyajınızı deneyin.

  • Nikah şahitlerinizi belirleyin ve bunu kendilerine bildirin.

ONBEŞ GÜN  ÖNCE :

  • Gelin çiçeğini sipariş edin.

  • Organizasyonu tekrar gözden geçirin ve görev dağılımlarını kontrol edin.

  • Davetinizin yemekli yapılacaksa oturma planını çıkartın ve masa kartlarını hazırlatın.

BİR HAFTA ÖNCE :

  • Yüzüklerinizi kuyumcudan alın.

  • Gelinliğinizin tüm detaylarını son kez gözden geçirin.

  • Balayı için bavullarınızı hazırlayın.

  • Vücut ve cilt bakımınızı yaptırın.

  • Damadın da kıyafetini son kez gözden geçirin.

EVLİLİK LİSTESİ :

Bir oda dolusu kahve fincanıyla karşı karşıya kalmamanın en ideal çözümü, bir evlilik listesi hazırlamaktır. Böylece hem tüm hediyeler zevkinize uygun olur, hem de dostlarınız hediye seçme sıkıntısından kurtulmuş olur.

  • Evlilik listenizi oluşturmadan önce kendinize doğru soruları sormanız gerekiyor. Yeni yuvanızın büyüklüğü ve şekli nasıl olacak? Onu modern mi, klasik mi döşemeyi düşünüyorsunuz? Hangi renkler hakim olacak?

  • İlk önce günlük kullanılacak malzemeleri düşünün; tabaklar, bardaklar, tencereler, örtüler, vazolar ... Bu konuda size en çok yardımcı olabilecek kişi elbette ki annenizdir. Yada elinize kağıt kalemi alıp annenizin mutfağındakilerin listesini çıkarmanız da yeterli olacaktır. Böylece rende, maşa, tahta kaşık gibi sürekli kullanılan, ancak kolay unutulabilecek küçük ama son derece gerekli parçaları da listenize ekleyebilirisiniz. 

  • Özel yemek davetleriniz için tabak ve çatal-bıçak takımlarının, bardakların ve tabii örtünün peçetelerin, yemek odanızın stiline uygun olması gerekir. Klasik bir yemek takımına modern tabaklar yada modern bir yemek odasına gümüş çatal bıçaklar hiç uygun düşmez. Elbette mağazalarda göreceğiniz birbirinden şık modeller aklınızı karıştırıp, ne alacağınıza karar vermenizi zorlaştırabilir. Ama kendinize hakim olun ve hem yemek odanızın hem de evinizin tarzı ile uyum sağlayacak takımları seçmeye çalışın. Alacağınız tüm eşyaların kendi stilinizi de yansıtması gerektiğini unutmayın. Çünkü tarzınıza zıt düşen şeyleri sevemezsiniz veya çabuk sıkılırsınız.

  • Özel yemekler için alacağınız bu takımlar dışında gündelik olarak da kullanabileceğiniz, kırılsa bile yerine yenisini koyabileceğiniz ve tek tek de satın alabileceğiniz daha ekonomik tabaklar seçin. Son derece çekici ama bir o kadar da pahalı olan modellerden kaçının. Çünkü her gün elinizin altında olan tabakların ve bardakların kırılma olasılığı çok fazladır.

  • Evinizin mutfak ve yemek odasını donatmakla döşenmiş olmuyor. Yatak odası, banyo ve oturma odanız olduğunu da unutmayın. Evinizin bu bölümlerinde de mutfağınız için önerdiklerimizi uygulayabilirsiniz. Yani elinize kağıt kalem alarak annenizin evinde dolaşmaya devam edin.

  • Evlilik listenizi hazırlamanın bir pratik yolu ise, bir dekorasyon mağazası belirleyip tüm alışverişinizi oradan yapmanızdır.

  • Alışverişte karışıklık yaşamamak ve ileride işinize yaramayacak eşyalar satın almamak için listenizi birinci derecede gerekliler ve alınması acil olmayan eşyalar olarak iki gruba ayırın. Böylesi daha kolay olacaktır.

  • Eğer siz ve nişanlınız ailelerinizle birlikte yaşamıyorsanız, eşyalarınızı yeni evinizde de kullanabilirsiniz. Örneğin; koltuklarınızı yeni kumaşlarla kaplayabilir, duvarlarınızı farklı bir renge boyayabilir veya aksesuarlarınızı değiştirerek yeni bir ev yaratabilirisiniz. Evlilik listenizi ise değiştirmek istediğiniz veya eksik olan eşyalardan oluşturabilirisiniz.

ÖNEMLİ DETAYLAR :

DAVETİYELER :

  • Davet etmeyi unuttuğunuz ve son dakikada aklınıza gelen isimler davetli listenizi uzatabilir. İsimlerde %10' luk bir artışı öngörmeli ve davetiyeleri fazla bastırmalısınız.
  • Düğün gününden en az 3 ay önce davetiye şeklini ve adedini belirlemelisiniz. Bu nedenle de nikah tarihinin alınmış ve düğün davetinin verileceği yerin belirlenmiş olması gerekiyor.
  • Nikahı ve düğün davetini farklı yerlerde yapacaksanız ve bazı kişileri sadece nikaha davet edecekseniz, bu kişilerin davetiyelerinde davetin yerini ve zamanını belirtmeyin.
  • Eğer düğün daveti verecekseniz ve ulaşımı siz sağlayacaksanız, geleceklerini kesinleştirmeleri için davetiyelere, bu konuyla görevlendireceğiniz  bir yakınınızın telefon numarasını yazın. Eğer konuklar telefon etmeyi ihmal ederlerse ki önemli bir kısmı mutlaka edecektir, bir yakınınızın onları arayıp geleceklerini teyit ettirmelerini sağlayın. Böylece beklenmedik sürprizlere karşı hazırlıklı olmuş olursunuz.
  • Davetiyelerin düğün tarihinden yaklaşık altı hafta önce elinizde olması gerekir. Şehir dışındaki konuklarınıza davetiyelerini öncelikle yollamayı unutmayın. Bu hem postadaki gecikmeleri, hem de konukların önceden plan yapmaları için gereklidir.

DÜĞÜN YEMEĞİ :

  • Düğün yemeğinin en önemli hazırlıklarından biri masa planı oluşturmaktadır. Doğru hazırlanmış bir masa planı düğününüzün keyifli geçmesini sağlayabilir. Tabii aksi de hoş olmayan durumlara neden olabilir. Bu planı yaparken zorlanmamanız için işte size birkaç öneri;

MASA DÜZENİ :

  • Düğün yemeklerinde yuvarlak masa seçmek en uygunudur. Böylece davetli sayısında artış olursa, yuvarlak masaya daha kolay yerleştirilebilir.
  • Gelin ve damadın oturacağı şeref masasında çiftin anneleri ve babaları, onlardan başka istenirse en yakın arkadaşları yer alabilir.
  • Hangi davetlinin kiminle aynı masada oturacağını belirleyebilmek için birlikte oturmasını planladığınız insanların yakınlık ve samimiyet derecelerine, yaşlarının uygunluğuna bakabilirisiniz.
  • Her masada evlenecek çiftin akrabalarından, o masaya ev sahipliği yapacak birileri olmalıdır. Ev sahipleri karşılıklı otururlar. Onların sağ taraflarına mutlaka en yaşlı  yada sözü geçen önemli bir davetli yerleştirilir. Sol taraflarına ise önem sıralamasında ikinci gelen kişi oturtulur. Geri kalan boş yerleri davetlilerin cinsiyetlerini de gözeterek kendinize en uygun şekilde doldurabilirsiniz.
  • Oturma planını belirledikten sonra davetlilerin isimlerinin yazılacağı masa kartlarını hazırlamayı ve düğün günü bunları masaya yerleştirmeyi unutmayın.
  • Herkesin oturacağı yeri kolayca bulabilmesi için masalara birer numara verin ve salonun girişine oturma planını asın. Konukları karşılayıp yerlerine yerleştirmek için, yakınlarınızı veya çok yakın arkadaşlarınızı da görevlendirebilirsiniz.

yok yorum :: link

{ Sayfa 1 of 3 }
<- : : Sonraki Sayfa ->


Google


ANASAYFA
Ana Sayfa

Profilim

Arşiv

Arkadaşlarım



SON YAZILARIM
BİLİM VE TEKNOLOJİ HAFTASI
Pizza Nasıl Yapılır? Mantarlı Pizza
Saç maskeleri
Hepatit Nedir ?
Nikah İşlemleri
Güzellik Sütleri :
Çocuk istiyorum, bebek istiyorum
LAZER EPİLASYON
Yüzde Profil Estetiği Profiloplasti
Doğal Saç Maskeleri ile Saçlarınız Parlasın


KATEGORİLER



  • SON YORUMLAR




  • DİĞER SİTELERİM


    ARKADAŞLARIM
    dilaramert
    dunyakasifi

    SAAT
    patrocinado por: <a href= "http://www.planetanuncios.com">anuncios clasificados</a> <a href= "http://www.planetcursos.com">cursos gratis</a> <a href="http://www.contadorweb.net"> contadores gratis</a>